29 Nisan 2012 Pazar

portakal reçeli

ilk tarifim, çok da sevdiğim gibi, tatlı bir şey olsun istedim, bir reçel. e madem blog konusunda da ilk portakal agacı ndan ilham almıştım, portakal reçelini seçerek başlıyorum.

gittiğim bir misafirlikte görüp tarifini alarak teyzemle denediğimiz bir reçel oldu bu. pek de sevildi. ben açık söyleyeyim iki kere yaptım, çünkü ilk yaptığım beklediğimden daha sulu olmuştu. gerçi şu anda hala onu tüketmekteyiz ama ikinci yapışım daha başarılı oldu diyebilirim.




ne kullandım?

  • 1 kg portakal
  • 1 lt su
  • 1 kg şeker
  • yarım limonun suyu
nasıl yaptım ?

öncelikle portakalları hazırlıyorsunuz. şöyle ki rendenin ince tarafı ile kabuklarını acılığını almak adına rendeliyorsunuz ama sadece üst katmanı diyelim. yani portakal bembeyaz olmayacak. sonra bunları bütün olarak kaynar suya atıp acı suyunun alınmasını sağlıyorsunuz. bu işlemi iki kere yapabilirsiniz. kaynatıp biraz soğuttuktan sonra portakalları bir parmak kalınlığında ve halka şeklinde dilimliyorsunuz.

bu sırada su ve şekeri ocağa alarak kaynatıyorsunuz. bir süre sonra  yoğunlaşarak şerbet kıvamını alacaktır. bunu tencerede şerbetin kenarındaki hafif şekerlenmeden kontrol edebilirsiniz. tabi bir de eskilerden bir yöntem kaşığa bir miktar şerbet alıp akmasını izleyebilirsiniz, su gibi ağır ağır akmıyorsa olmuş demektir. şerbete portakalları da ekleyip harlı ateşte malzeme özleşip reçel kıvamını alana kadar kaynatıyorsunuz.

ben reçelin biraz ılınmasını bekleyerek kavanoza aktardım. dilerseniz, özellikle çabuk tüketileceğini düşünüyorsanız, yayvan bir cam kapta da saklayabilirsiniz. zira reçelden çok portakal tatlısı ünvanını alması gerektiğini düşünebilirsiniz pişirdikten sonra. 



26 Nisan 2012 Perşembe

merhaba!

'yapıyorsam paylaşayım' diyerek başlıyorum.

yemek yaptıktan çok, yaptıktan sonra insanları yüzüne çaktırmamaya çalışarak baktığımda gördüğüm memnuniyet ifadesi beni mutlu ediyor. yaptıklarım beğenilsin istediğimden özenerek yapmaya çalışıyorum yemeklerimi. yapmaya başlamam da evlendikten hemen sonraya denk geliyor.

zaten blog dünyası ile tanışmam da o zaman oldu. ilk portakal agaci, sonra devletsah. bakıp bakıp bir sürü tarif denedim. ilk misafirlerimin çoğunu bu sitelerdeki tariflerle ağırladım. sonra bir bebeğim oldu, onunla birlikte de bir blogum. ilk heyecanı üzerimden attıktan sonra, ececim biraz büyüyüp ortaya çıktıktan sonra eskisi gibi de çalışmadığım için yine mutfağa zaman ayırabilmeye başladım.

bu blogu yazma fikrim de anacak bu zaman da oluştu zaten. tabi ki yine iddialı değilim, naçizane bir girişim benimkisi. belki benim yazdığım tarifleri de bulup deneyenler olur. amaç da bu zaten, dediğim gibi : madem yapıyorum, öyleyse paylaşayım :)

Sevgiler.
Elif.

not: evet, fotoğraftaki benim :)